edebiyat blogu

12 Ekim 2016

Giriş



   Belki ilk yazıma masallardan bahsederek başlamamı bekleyenler olabilir. (Şu anda benden herhangi bir yazı bekleyen olmadığını bilmeme rağmen böyle bir cümle kurmamın sebebi ileride diyarlar’ın Instagram hesabını görüp bunu okumaya başlayanlar olabilecek olması- ki olmasını umuyorum.)
   Lakin ben her hikâyenin masallardaki diyardan farklı olmadığını ve hatta bunun ötesinde bizim kendi her saniyemizin paralel evrenlerden sekip bize geri dönen yansımalarının Harikalar Diyarına bin basabileceğine inanıyorum. Her zaman sürrealist yönelimler göstermem kaçınılmaz. Öyle olmasa karşıt iki fikrin ikisini de savunabilme zevkine erişemezdim. Zira kafalarımızın arada doldurulması gerek.
   Öyleyse neden her altını çizip kitabımın damarlarını ortaya çıkartmamda bana yol gösteren o cümlelere uzun uzun yazılar yazmayayım? Sayfalarca anlamlar içerdikleri için değil, bir insan beyni bir cümleden sayfalarca anlam çıkartıp zıt fikirleri savunabildiği ve yeri geldiğinde onları birbirine dolayıp hiçbir şeye sahip olmamaktansa her şeye sahip olmanın hazzına ulaşabildiği için.

   Platon, idealar kuramını yaratan ve İslam dünyasında Eflatun olarak da bilinip sevilen filozof. Kendisi sanattan hoşlanmaz. Hatta bildiğim kadarıyla ütopya, yani güzel gelecek tasviri, olarak yazılmış “Devlet” adlı kitabında sanatçıya yer yok. (Kitaplığımda var ancak henüz okuyamadım. Tabii okuyamadıktan sonra kitaplığımda olup olmamasının bir önemi olmuyor. İlkel vicdan rahatlatma.)
   Çünkü Platon, var olan her şeyin bir yansıma olduğunu iddia eder; böylelikle sanatçı onu sanatına yeniden aksettirmiş olur ve filozof da bunun yanlışlığını savunur.
   Sanırım dokuz yaşında bir sanatçı olmaya karar vererek Platon’u yeterince üzmüştüm, hem de o zaman bu işin zevkine bile varmamıştım. Şimdi yansımanın karesi olan eserlerdeki dünyaların kendime göre karekökünü alacağım. İşin en ütopik boyutu da sayıların ve kelimelerin katlanacak olması.
   Eğer matematiği pek sevmiyor iseniz size tek bir cümleyle özetleyeyim- tabii öncesinde en azından okumaktan hoşlandığınızı umut ediyorum.
   Diyarlara hoş geldiniz.

   Herhangi bir zevkin çatısı altında toplanmayı reddetmiş ve birbirlerinin farklılıklarını savunmayı neredeyse ilke edinmiş, tuhaf, belki de en normal insan topluluğunu bir gün oluşturmamız dileğiyle. 


0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © di-yar-lar | Powered by Blogger

Design by Anders Noren | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com