edebiyat blogu

9 Kasım 2016

09.05




   Bugün kendime üç kelime seçtim, rastgele açılan sayfalar arasından gözbebeğime yansıyan “irin” kelimesi, insanların hastalıklı düşüncelerini nitelemek için varmış gibi hissettim. Uzun zamandır insanların klavye arkasına sığınıp düşünmeden “konuşmasına” karşı bıkkınlık hissediyorum. İd ile süperegoyu dizginleyen egolarını kaybedip bugünlerde herkesin diline pelesenk olmuş ego kelimesinin anlatmak istediği şeye bürünmüşler sanki.
   Yarın, on kasım, herkes Atatürk’ten bahsediyor. Mustafa Kemal’i kaybetmenin acısını -hem de onu hiç görmemiş insanlar olarak- taptaze yaşamamız ne kadar da göz yaşartıcı.
   Haydi bu günlük Mustafa Kemal’i kaybetmekten öte onun eserlerini nasıl kaybetmekte olduğumuzu konuşalım.
   Amatör bir yazar olarak çok şey gördüm, herhangi bir eleştiride “O zaman sen daha iyisini yaz.” diyenlerle karşılaştım. Bugün ülke ile ilgili memnuniyetsizlik dile getirildiğinde “Git o zaman!” diyenler aynı zihniyetin yeşertileri.
   Bu ülke gelip geçici bir hükümetin değil, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ündür. Saygının ve sevginin onardığı toprakları yıkıp geçerken geri kalan tüm erdemlerimizi elimizden almaya çalışan ışık almamış dimağlar var.
   Üç kelimem var, deneme yazmam gerekirken bu sayfaya yıkıntıları döküyorum, kelimeleri kendime saklayıp saklamama konusunda bir çekişmem var. İnsanlar, sadece yaşamak için yaşıyorlar, insan olmak için değil. Konuşmak için konuşuyorlar. Midelerini değil de gözlerini doyurmak için yiyorlar. Onlar yapıyor, siz yapıyorsunuz, biz yapıyoruz.
   Başladığım noktaya geri dönüyorum; bir mini trenin yan yatmış sekiz üzerindeki bir turunu tamamlayışı gibi, her yerde geçen 1938 sayısının sekizinin yan yatmışı.
   Mustafa Kemal Atatürk yaşamak için yaşamadı; barış için, özgürlük için, adalet için yaşadı. Ve biz onun uğruna yaşadığı şeylerden mahrum kalmanın bir adım gerisindeyiz.
   Yarın, saat dokuzu beş geçe herkes durduğunda umarım her şey öyle kalır. Romantik anların büyülü cümlesi gibi, sonsuza dek o anı yaşamak.

   Sonsuza dek Mustafa Kemal’i yaşamak ve uğruna yaşadığı şeyleri kaybetmemek adına bir adım daha atmamak. 


irin, tatminkâr, selam. 

2 yorum:

Copyright © di-yar-lar | Powered by Blogger

Design by Anders Noren | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com